2016 yılı Nisan ayında Moğolistanda Khovd vilayeti Munhhairhan ilçesi Uzuur Gylan bölgesinde bulunan mumyanın 10. yüzyıla ait bir Türk kadınına ait olduğu tespit edilmişti.

2016 nın en çok konuşulan arkeolojik keşiflerinden biri olan  ve Dünya kamuoyunda “Adidas spor ayakkabılı kadın” olarak bilinen bu mumyanın kafa travması geçirerek öldüğü tespit edildi.

Yerel arkeologlardan alınan bilgiye göre; Bu genç kadın, atıyla birlikte giderken kar fırtınasına denk geliyor ve sığınacak bir yer ararken de girdiği mağara çökünce atıyla birlikte aşağıya düşüyor. O sırada kafasını bir yere çarpmış ve kafa travması dolayısıyla ölmüş. Düştüğü mağara yüksek rakımlı ve karla kaplı olduğundan dolayı da cesedi korunmuş bir doğal mumya.

Moğolistan’daki Khovd Müzesinden araştırmacı B Sukhbaatar’a göre nadir bulunan bu gömü geleneksel bir Türk mezarı. Ayakkabı dikişlerinin becerikli bir şekilde dikildiği ve kadının bir dikiş seti ile gömüldüğü bilindiği için bu kadının bir dikişçi/terzi olduğu düşünülüyor.

Sukhbaatar’a göre bu mezar, en azından Moğolistan’da eksiksiz olarak bulunabilmiş ilk Türk mezarıdır ve bu durum olasılıkla bütün Orta Asya için de geçerlidir. Oldukça nadir bir bulgu olan bu nesneler bize Türklerin inanç ve ritüellerini göstermektedir.

Arkeologlar, deniz seviyesinden 2.803 metre yükseklikte bulunan mezarda şaşırtıcı derecede güzel bir işlemeli çanta, dört farklı kıyafet, kaplar, bir at, eyer, dikiş seti, bıçak, çanak çömlekler ve koç kafatası dahil olmak üzere 51 eşya buldu.

Moğolistan Kültür Mirası Merkezi Müdürü Galbadrakh Enkhbat da şunları söyledi:

“Keçe çizmeleri diz boyuna kadar, tabanı deri ve çizmenin ayağı örten kısmı parlak kırmızı renkte çizgiler çiziyor. Bu çizgilerle, bulgular kamuoyuna duyurulduğunda üç şeritli Adidas ayakkabılarına benziyordu. Bu bağlamda, bunlar etnograflar için ilginç bir çalışma nesnesi, özellikle de stil çok modern olduğunda.”

Sanat tarihçisi Sebahattin KÜTÜK de “Bu kadının seçkinlerden geldiğini söylüyoruz. Çünkü elbiseleri ve mezarındaki şeyler çok zarif, önemli ve kaliteli idi. Ayakkabıları bile demir ve bronzla donatılmıştı. Kıyafetinin içi kürk, dış kısmı deriydi. Çok iyi korunduğundan gerçekten şaşkınlık içindeyiz. Bulguların incelenmesine fırsat tanıyan Kültürel Miras Merkezi’ne minnettarız.” dedi.