Kuş Adlarımızdan

Anayüz Erdem Ocağı Ocak Dilimiz Kuş Adlarımızdan

Bu konu 5 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  Derbentcioğlu tarafından 5 ay 2 hafta önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #922

    Caner Çetin
    Yönetici
    • Katkılar : 140
    • Konular : 64
    • Cevaplar : 76

    Prof. Dr. Emine GÜRSOY-NASKALİ’nin E. Denison Ross’tan çevirdiği Kuş İsimlerinin Doğu Türkçesi, Mançuca ve Çince Sözlüğü adlı bir çalışması vardır. 1994 yayımlı. Çalışmanın öz iyesi, beş dilli, yani, onsekizinci yüzyılda ortaya konan Mançuca – Moğolca – Tibetçe – Çince ve Türkçe bir sözlükten yararlanıp, bu belirtilen yoğun sözlükten, kısa bir süreye sahip olması nedeniyle yalnızca kuşlarla ilgili bölümü işleyebilmiş, böylece söz konusu çalışma ortaya çıkmıştır.

    Dolayısıyla bu onsekizinci yüzyıla ait tarihî eser, daha tam anlamıyla Türkçe bakımından işlenmeyi beklemektedir. Umut ve dileğimiz, bunun en kısa sürede gerçekleşmesidir, nitekim böylesi bir çalışmaya biz denk gelmedik.

    Türkçe verilen sözler, açık ki Çağatay nedeniyle, Arap yazısıyla yazılıdır. Prof. Dr. Emine GÜRSOY-NASKALİ’nin çalışmanın başında belirttiği, benim de kendi deneyim ve birikimimden anladığım üzere, E. Denison Ross, Arap harfli yazılı Türkçe sözleri doğru vermemiştir. Ben, hem Prof. Dr. GÜRSOY-NASKALİ’nin başta verdiği önemli bilgileri uygulamaya çalışarak, hem de kendi deneyimlerim doğrultusunda bu adları en doğru biçimde vermeye çalışacağım. Aynı anda, kuş adları yanı sıra üzerlerine genel bilgi de verilmiştir. Onlardan da yararlanıp, ekleme yapacağım. Yine kendi bilgilerimden de ekleme yapacağım. Kendi adıma yalnızca çözümleyebildiğim ve birkaç ad vereceğim.

    *

    kuş. Büyük kuşlara verilen genel bir ad olduğu belirtiliyor. Küçük kuşlardan ise kuçkaç diye söz ediliyor. Kırgızlar’ın kullandığı belirtilmiş.

    alaman kuş. Yırtıcı kuşların genel adı. alaman => alan, kapan, yakalayan.

    ak baş. Ak başlı baykuş. Baykuşa, örneğin Karşgarlı’da görülmek üzere, üği de denir. Çalışmada bay kuş adlandırması da geçmektedir.

    bürküt. Kartallar için kullanılan genel ad. Özellikle Altın Kartal/Kaya Kartalı için. Kaşgarlı’da kara kuş diye geçer. kartal sözünün de bu sularda bir ilgisi olduğunu düşünüyorum.

    çakır bürküt. İki yaşındaki kartal.

    ala bürküt. Ala kartal. Renklerinin kara, ak ile kızıl olduğu belirtiliyor.

    akış bürküt. Ak renkli kartal.

    kökiş kartal. Koyu boz renkli bir kartal türü. kök sözcüğü özgün anlamıyla gök, yani mavi anlamına gelir. Kaşgarlı’da söz konusu boz gibi renk karşılıklarına, göğün her türlü rengi, gibi denklere denk gelmek olasıdır. Bir sözcük kök‘tür. Bu girdide Kaşgarlı şöyle der: ”kök ton: Koyu kurşun renginde giysi. Gökyüzünün rengine benzeyen her renk böyle adlandırılır.”

    kara tar[?]. Koyu renkli bir kartal türü, diye veriliyor. Bu tar sözünü hiç bilmiyorum. Gövdesi karamsı, kuyruğu kısa, kanatlarında çok küçük kara benekler var. Kuyruğu bazen aktır.

    çawlı. ”çuli” diye vermiş E. Denison Ross. Bu okuma açık kanıma göre yanlıştır. Kendisinin de bu sözden için başka bir kaynakta ”çauli” diye bir biçimini bulduğunu belirttiği gibi, bu söz, Kaşgarlı’da geçen çawlı sözüdür. Kendisi ”şahin” karşılığını verir. Yazar, nitekim, Farsçaya ”şahin” diye çevirildiğinden söz ediyor. Bu da düşüncemi doğrular nitelikte.

    karçıga. Çakırcakuşu.

    şunggar. Böyle verilmiş. Sözün sonraki devirlerde dönüşüme uğradığı büyük olasılık dahilinde. Yine de bunun yanlış okuma olduğunu düşünmekteyim. Kaşgarlı’da suŋkur [”Yırtıcı kuşlardan birinin adı.”] diye verilir. Bugün biz ise sungur deriz. Geniz n [ŋ] düşmüştür. şunkar dendiğini de bugünden için, bilirim. Doğan.

    ak şuŋkar. Akdoğan.

    çapar şuŋkar. Aladoğan. ”Çapar” sözünün Farsça olduğunu belirtiyor yazar.

    italgu. Yazarın okuduğu. Dr. Funda KARA Zebân-ı Türkî [ileride değinilecektir] adlı onyedinci yüzyılda ortaya konan Türkçe bir sözlüğü incelediği çalışmasında, bu sözü itelgü diye okur ve uzunca bilgi verir. Orada, başka kaynaklardan aktardığı bilgilerden birisinde, şöyle denir: ”Ayrıca Çağatay lehçesinde ötelgü adlı bir av kartalı da vardır ki, buna ‘kuzu kartalı’ da derler. – Bahaeddin Ögel, 1989: 367.” İkisi [Ross, KARA] de ”doğan” karşılığını verirler. Yine sonuncu bilgilerde [KARA], bu kuşun çok öttüğü ve kaya kartalı/altın kartal [yukarıdaki bilgilere dayanıp ve av ararken çok ötmesi nedeniyle] olabileceği belirtiliyor; bu bağlamda ise ”ötelgü” adı, dolayısıyla da kartal olması tahmini mantıklı duruyor.

    torumtay. Bozdoğan. Kaşgarlı’da da geçer. Avda kullanıldığını belirtir.

    kırguy. Atmaca. Kaşgarlı’da da vardır. Hem karguy, hem kırguy. çipek tamlamasıyla ise ”şahin” anlamı verir [çipek karguy]. Zebân-ı Türkî’de kırgu biçiminde.

    tölek[?]. Doğancının/kuşçunun evinde bir yılı aşkın süredir bulunmuş olan tüm doğanlara, atmacalara ve benzer kuşlara verilen genel ad.

  • #948

    Caner Çetin
    Yönetici
    • Katkılar : 140
    • Konular : 64
    • Cevaplar : 76

    Bahşayiş Lügâti’nden.

    toğan. Doğan.

    ak toğan. Ak Doğan.

    çakır toğan. Doğan ile atmaca arası bir alıcı kuş. Çakır Doğan. çakır sözü ise bu sözlükte ”bir gözü kara diğeri gök” olarak verilmekte. Yukarıdaki gönderide söz ettiğimiz ”çakır” sıfatı/tamlaması kullanılan bir kuş için ise, elimizdeki kaynağa göre, ”iki yaş(ında)” anlamı veriliyordu [bk. çakır bürküt]. Bu iki veriden anlayabileceğimiz, bu sözün gök rengi anlamının dışında aynı anda ikilik bildirmesidir. Nitekim çakır toğan‘da açıkça ”ikisinin arası / ikisinden bir arada” anlamını karşılamakta.

    atmaca. Atmaca.

    devlügeç. Çaylağa benzeyen avcı kuş. Devlengeç. Değlügeç.

    gücegen. Baykuşsa benzeyen bir kuş.

    kartal. Kartal.

    öğeyik. Üveyik.

    göğercin. Güvercin.

    kırlanguç. Kırlangıç.

  • #1353

    Caner Çetin
    Yönetici
    • Katkılar : 140
    • Konular : 64
    • Cevaplar : 76

    kökenek. Bozdoğan. kök, yani gök sözüne dikkat. Göğün [ala] renkleriyle ilişkilendirilmiş. Ekbilgi: kök sözü özde ”mavi” anlamındadır. Ancak ”göğün her rengi” anlamında kullanıldığını da biliyoruz.

    kürgenek. Muymul kuşu. kür, yani gür sözüne dikkat.

    kakıra. Balıkçıl.

    kalgaç. Kırlangıç.

    karsuka. Deve kuşu. töğe kuş da aynı anlama gelir. Söz konusu söz olasılıkla kara suka = karaya [toprak] (başını) sokan’dan gelmektedir.

    kaşkaldak. Su tavuğu. Kaşgarlı da kaşgalak adında bir küçük su örndeğinden söz eder.

    ak kuş. Kuğu.

    kuşçak. Küçük kuş.

    kuşkaç. Serçe.

    saka kuş. Pelikan, kaşıkçı kuşu.

    tokuldak. Ağaçkakan. Başını ağaca tokuduğundan [=vurduğundan; bkz. tokmak].

    torulga. Kumru.

    tumuşçuk. Serçe.

  • #1368

    Uğur Tatlıer
    Yönetici
    • Katkılar : 11
    • Konular : 1
    • Cevaplar : 10

    Ellerine sağlık abi.
    Ek bilgi :
    Öğeyik(Üveyik) kuşuna Çorum’da Efeyik de denilir, Üveyik sözcüğünün değişime uğramış şekli gibi görünüyor.

    • #1369

      Caner Çetin
      Yönetici
      • Katkılar : 140
      • Konular : 64
      • Cevaplar : 76

      Senin de eline sağlık dilekdaşım. Evet, ğ’nin v’ye dönüştüğü çok söz var.

      ağu (ağı), avu. Zehir.
      öğmek, övmek. Övmek.

      Bu v’nin de sonra f olduğu da vardır.

      yuwga/yuvga. Yufka.

  • #1371

    Derbentcioğlu
    Yönetici
    • Katkılar : 26
    • Konular : 5
    • Cevaplar : 21

    Çok güzel bir arşiv olacak. Sağ olun, var olun karındaşlarım.

    Dünyada bilgiden daha aziz ne var; bilgisiz olduğunun söylenmesi, insan için ağır bir hakarettir.
    (Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, IX, 260)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.