Bilim dilindeki eksiklik

Anayüz Erdem Ocağı Ocak Dilimiz Bilimlik Bilim dilindeki eksiklik

Bu konu 4 yanıt ve 3 izleyen içeriyor ve en son  Uğur Tatlıer tarafından 3 ay 1 hafta önce tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #1648

    Uğur Tatlıer
    Yönetici
    • Katkılar : 11
    • Konular : 1
    • Cevaplar : 10

    Etüz(Malzeme) bilimi, Dayanım/Dayanıklılık (Mukavemet), Isı Hareketi(Termodinamik), Bilgisayar Bilimi, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi bir çok bilim veya altbilim dallarındaki eksikliğe dikkat çekmek istiyorum. Çünkü ders çalışırken bir takım temel terimler bile çevrilememiş olduğu gibi dile alınmıştır.
    Malzeme biliminde temperleme(menevişleme) gibi kavramın canımı çok sıktığını söyleyebilirim. Çünkü özellikle demire binlerce yıldır hükmeden, onu işleyip yönlendiren, kullanan bir milletiz. Neyin ne olduğunu da iyi bilen bir milletiz. Kendi alanımı ilgilendiren bilimlerden söz etsem de diğer bilimleri incelesek en temel işlemlerin daha Türkçe’ye çevrilememiş olması üzücü bir konudur. Bunu çözebilecek, doğruca çevirebilecek hem dil bilimcilerimiz, hem de o alanda uzman kişilerimizin olduğunu fakat böyle bir sorunu konu edinmediklerini görmek pek zor sayılmaz.
    Bu yüzden bu konu altında bence dil üzerine neler yapabileceğimiz, çevrimlerimiz, öneri ve düşüncelerimiz paylaşılsın isterim.
    Temperleme için Caner abinin önerdiği Toktamak ya da Tohtamak eylemi gayet uygun bir öneridir.

  • #1649

    Uğur Tatlıer
    Yönetici
    • Katkılar : 11
    • Konular : 1
    • Cevaplar : 10

    Caner abinin Temperleme işine usluca yaklaşımla getirdiği çeviri sözün açıklaması.

    Dilimizde bir toktamak eylemi vardır ve anlam baylığı (zenginlik) çok yüksektir. Bugün bu sözümüz hallen kullanılır, ben de Uğur’dan babasının kullanmasından ötürü öğrendim bu bilgiyi. Tohtamak derler. k sesi h olmuştur.

    Bu eylem, payidar/baki yani kalıcı durmak, direnmek, dayanç göstermek, durdurmak/durma sağlamak anlamlarının yanında bir de durup dinlenip kendine gelmek yani “tok” olmak, be(r)k olmak (sağlam, katı, yani “pek”, “seni bek tutar” der büyüklerimiz bazen) anlamına gelir.

    Temperleme eyleminde su katılmış gevrek demirin ısıtılıp sonra aniden soğutulmasıyla bek olması yani “tok” dolayısıyla “güçlü, direngen, dayanıklı, işine uygun dayanç gösterir, karşılık verir” hale getirilmesi söz konusu olduğu için burada bir (temiri) toktatmak eylemi söz konusu. Ondan ki, bu çok güzel ve anlamlı sözü, zaten gündelik dilde de yaşıyor iken, tam anlamıyla -şimdilik kendi aramızda olsa da, ki bu değişecek- yaşama geri dönderebiliriz.

  • #1652

    Caner Çetin
    Yönetici
    • Katkılar : 141
    • Konular : 64
    • Cevaplar : 77

    Yüreğine sağlık gönüldaşım.

    Çok güzel dedin. Hatta ve hatta bu eylemleri anlatan zaten dilimizde, yani medeniyet birikimimizde var olan sözler bilinse ve kullanılsa yine yetip uygun sözler yapmaya bile gerek kalmayacaktır kanısındayım. Bu konuda gereken her türlü adımı atacağız. Bu bağlamda, süreç içerisinde ancak dolacak osla da, bilindik Yartı’mızın yanında Bilim Yartı’sı da var artık.

  • #1653

    Derbentcioğlu
    Yönetici
    • Katkılar : 26
    • Konular : 5
    • Cevaplar : 21

    Gerekli bir başlık olmuş. Var ol Karındaşım.
    Akla geldikçe buraya yabancı kelimeleri geçelim ve Türkçe ne olabilir kafa yoralım.

    Dünyada bilgiden daha aziz ne var; bilgisiz olduğunun söylenmesi, insan için ağır bir hakarettir.
    (Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, IX, 260)

  • #1702

    Uğur Tatlıer
    Yönetici
    • Katkılar : 11
    • Konular : 1
    • Cevaplar : 10

    Uzun süredir “haber” yerine bildirim sözünü düşünüyordum çünkü biz İngilizce de birine haber verdiğimizde onu ‘inform’ ederiz ve ‘inform’ ad(isim) hali bilgi olan “information”dır. Informer yani haberci, bildirici, bilgigeçer olarak çevrilebilir.

    Yine Caner abinin önergesi ise şu şekildedir :

    Ben de uyar (söz) düşündüm…

    Sonuna bir işi yapan kişi, onu işleyen, eden, olduran kişi anlamını veren ‘man’, ‘men’ ekini koymamız gerektiğini düşündüm.
    Şöyle yanıtladı :

    Dil, bir malzeme bütünüdür. Elindeki işe uygun malzeme ne ise onu alır kullanırsın. Örnek: Bir şey ya da kimse sökülmüş çökmüş durumdaysa, dilindeki nasıllık nitelik sıfat bildiren -l ekini alır ve olguya sökel dersin. Bu sözün kaynaklarda geçmesine gerek yok. Gelenekte kullanılanı varsa onu yeğlemek erdem(den)dir ve güzel bir kuraldır. Ama diğeri de oladır. Neden? Çünkü dil senin çalışma malzemendir. Dilini bilirsen toplum bilirse, anlamlarını eklerin görevlerini bilirse senin sökel demeni bununla ne anlatmak istediğini her bir kes anlayacaktır. Sen, elinde var olan makine ve o makinenin düzeyinde kalmazsın. Durmadan geliştirirsin. Eskiden yalnızca bu vardı ya da böylesi yoktu, olmaz demezsin. Elindeki malzemelerini kararak katarak yeni yapılar ve gününe yetgin gelen olgunu düşünceni anlatacak yetiye çıkartırsın. Dil de budur işte. Bir mühendisin malzemesi bilgisi ne ise yeni şeyler yaratmak ortaya koymak için, milletlerin dilleri de budur. Bu bağlamda da kaynaklarda ya da günde kullanımda olmasa bile herbir söz bu muazzam ve muntazam bilgi birikiminin dilin hazinesinin içinde vardır. Çünkü malzeme senindir ve onu kurallar doğrultusunda kullanabilirsin. Bu bağlamda da kurulabilecek her söz her yapı zaten çok “bilgi birikiminin” içinde vardır. Yalnız kullamılmıyordur dilde yoksa henüz.Uyarman da böylesi bir sözdür. Çünkü bu malzeme var. Kurabilirsin. Yani her şey bir anlama bir bakıma çoktan var. Sen uyarman dediğinde aklı başında herkes bu sözü ilkin işitse bile ne dediğini anlayacaktır. Dil güçtür. Dil, en büyük bilgeliktir. Dili “açmak” düşünceyi açmaktır. Düşünceyi açmak demek, dünyayı açmak demektir. Gelişmek demektir. Dilin düşünceni yansıtamıyorsa düşünce de yok demektir. Çünkü somuta dönüşecek alanı yoktur. Anlatamaz gösteremez öğretemez gelir kuşaklara aktaramazsın. Bu bağlamda Türkçe yani bizim dilimiz en güçlü ve en bay dillerden birisidir. Çünkü sayıcıl yani matematiksel bir yapısı vardır. Kıyıda köşede bir iki kişinin neden böyle dediklerini bugün çok daha iyi anlıyorum. Dolayısıyla beyni zekayı ve özellikle sayı bilimi ile ilgili her işdeki düşünceyi ve zekayı geliştirme konusunda ayrıca bir katkı sağlama gücü ya da (böylesi) özelliği vardır…

    Sonuç olarak haber sunan kişiye, haber eden, muhabir kişiye uyarman veya bildirici sözünün kullanılmasını öneriyorum.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.