Elçilerimiz IV

Önyüz Dernek Töre Dilimiz Ortak Dilimiz Elçilerimiz IV

Bu konu 0 yanıt ve 1 izleyen içeriyor ve en son  Caner Çetin tarafından 23 Mart 2018 gününde 21:40 tarihinde güncellendi.

  • Yazar
    Yazılar
  • #2607

    Caner Çetin
    Yönetici
    • Katkılar : 281
    • Konular : 113
    • Cevaplar : 168

    Yine bu bölümden açıklamalı ayrıntılı ilk bölüğe ve diğer bölüklere erişebilirsiniz. Konuyu aynı biçimde sürdürüyorum. Keyifle okuyacağınızı umuyor, hafızanızda kalmasını içten diliyorum.

    *

    böri. Yırtıcı olan kurdun genel adı. Kaşgarlı, bir Oğuzların böriye ‘kurt’ dediğini, diğer Türklerin ise kurt sözü ile solucanı anlattıklarını bildirir.

    Kaşgarlı’dan:

    ”böri. Kurt. Şu ata sözünde de geçer: böri koşnısın yemes: Kurt komşusunu yemez. Bu ata sözü birine komşusuna saygı göstermesini öğütlemek için kullanılır.”

    Bu ata sözü halen kullanılır.

    Kaşgarlı Mahmud tilkü (tilki) girdisinde de tilkü mü toğdı azu böri mü, yani çocuk doğduktan sonra cinsiyeti sormak için kullanılan ”tilki (kız) mi doğdu yoksa börü (erkek) mü” sözünü anar.

    Yalnız dolaşan kurt için Azerbaycan Türkçesinden bildiğimiz yalkuzak sözü var. Buradaki yalguz (ilgili söz içinde g k oluyor) sözü bildiğimiz ‘yalnız’ ve sözün özgün biçimi de yalıŋuz. Mertol Tulum hocamız 17. yüzyıl Türkçesinin söz varlığını derlemek için uğruna 20 artık yıl çalıştığı 17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz Varlığı eserinde de ilgili kaynaklarda saptayıp çalışmasına sözü yalıŋız diye geçirmiş. Bu da günümüzdeki yalnız (yanlız değil) sözünü imler. Muhtemelen yalıŋ yani yalın sözüne semiz, ucuz sözlerinde gördüğümüz ek getirilmiş ve ”yalın olan, başına olan” anlamı verilmiş. İlgili ek örneklerde de görüldüğü gibi, genelde, sıfat yapar; istisnalar da var. Sonraki çağlarda geniz n (ŋ) sesinin yitmesi/dönüşmesi nedeniyle hem yalguz hem de yalnız gibi biçimlere girmiş görünüyor. Alpha kurduna da Kazakçadan bildiğimiz bir arlan sözü var. İlk hece için bir şey diyemeyeceğim ancak -lan ile biten çok diri adı var dilimizde, örneğin a(r)slan, kaplan, sırtlan, ajlan (günümüzde yeşil kertenkele için Çorum’da dendiğini bildiğimiz ıslan ile ilgili duruyor sanki) bunlardan birkaçı.

    Bilge Kağan’ın dev gibi anıt Orkun yazıtlarında çerinin böri teğ yani ”kurt gibi” (düşmanın da koyun gibi) olduğundan söz ettiğini yeri gelmişken anıp kendisini de yad edelim. Ek olarak günümüz Uygurcada çil böri çakal, böri i(ş)t de kurt iti demektir. Yine Kaşgarlı’nın andığı aar böri ise sırtlan anlamına gelip aar sözü (uzun ünlülü, a(a)l renk imi gibi) kestane rengini anlatır. Geçen günlerde, ne mutlu ki, yeni tanıştığımız, Türkiye’de oturan Uygur Ilyar kardeşimiz kendilerinin böre dediklerini aktardı. Bu ayrı ağız özelliğine benziyor ve ben özüm bu söyleyişi bek sevdim.

    Yeri gelmiş iken şunu da analım. Geçmiş günlerde değerli bilginimiz Ahmet Taşağıl ustamızın andığı gibi böri adında bir kağan ortasını (merkez) korumakla görevli bir birliğin varlığından da haberdarız. Buna, özellikle Hun alanında ender ve çok değerli bilginlerimizden Tilla Deniz Baykuzu hocamız korığçı yani muhafız koşunu demiştir. Kendisi (A. T.) bunun Türk polis teşkilatının ilk örneği olabileceği, yahut özel kuvvetler türü yapısında bir birlik olduğu yönünde görüş bildirdi.

    böke. Pehlivan, güreşçi. Uygur. Hakas ağzında möke. Alp anlamı verilmiş Hakas için. Haliyle algı nedeniyle bağıntı var.

    batır. Kahraman. Uygur’da batur. Hakas ağzında b-m geçişmesi nedeniyle matır denir.

    barak. Uygur ağzında ‘’uzun tüylü; saçına tarak girmemiş’’. barak i(ş)t: barak (uzun tüylü) it. Bu sözü Kaşgarlı da anar ve şöyle der:

    Çok tüylü bir it. Türk inançlarına göre akbaba çok çok yaşlandığında iki yumurta yumurtlar ve kuluçkaya yatar. Yumurtaların birinden barak denen bu it çıkar. Bu en hızlı koşan ve avda en güvenilir olan it türüdür. Diğer yumurtadan ise bir cücük çıkar; bu, akbabanın son yavrusudur.

    Görüldüğü gibi bir domuk (efsane) yanı da var ve Oğuz bitiğinde (Oğuzname) de İt-Barak diye de ilginç bir topluluk adı geçer. Ahmet Dinç de bu sözü işitmiş ve Türkçe’nin Kayıp Kelimeleri (Anadolu coğrafyasını konu alır) adlı çalışmasında ilgili girdide şöyle demiş:

    Dağınık saç veya saçı dağınık olan. Ör.: ‘’Saçını hiç taramaz, hep barak durur.’’

    D. Mehmet Doğan da Temel Büyük Türkçe Sözlük’ünde ‘’1. Tüylü çuha, kebe. 2. Bir av iti türü.’’ der.

    *

    Dördüncü bölük bunca. En başta ustama sonra da bilgide her zaman payları olan dostlarıma içten teşekkür ediyorum.

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.